6 Temmuz 2009 Pazartesi

Gelinlerin Savaşı


Dün yorucu bir gündü.. Uzun bir Gaziantep maratonundan sonra eve geldik sonunda. Aklımda çıkıp parkta yalnız bir tur atmak vardı. Üstelik yağmur yağmak üzereydi en sevdiğim haliyle. Malesef tanrım bu sefer dualarımı kabul etmemiş bulutları bir güzel dağıtmıştı. Şimdi, temmuz gelmiş aklını mı kaçırdın? demeyin; çocukluğumdan beri en sevdiğim şeydir yağmurun yağması..

Yorgunluk ve üstüne her akşam ki melankoli havam beni etkisi altına almaya çalışırken odama girdim ve ablamın izlediği filmi gördüm. Gelinlerin Savaşı.. Üstelik yeni başlamıştı. Hiç sesimi çıkarmadan geçip kendi halimde izledim filmi.

Kata Hudson, Bir Erkek On Günde Nasıl Kaybedilir ve Arkadaşımın Aşkı'ndan tanıdığım romantik-komedi türlerinin vazgeçilmezi olarak düşündüğüm güzel ve her erkeğin hayallerini süsleyecek bir kadın.. Balık etli ve bazen kilo problemleri olduğu aşina ama olsun her haliyle çok tatlı:)

Anne Hathaway'in de oyunculuğuna hayranım.Kitabından sonra merakla izlediğim Şeytan Marka Giyer'de de iyi bir iş çıkarmıştı tatlı oyuncu. Bu filmde de özellikle danslarıyla etkileyici bir performans sergilemiş.

Eveeet.. Öncelikle bu filmi yazmamın sebebi gerçekliğinin beni etkilemiş olması. Nası mı? Şunu söylemeliyim ki günümüz kızlarının aralarındaki arkadaşlığına akıl sır erdiremiyorum. Niye mi? Sürekli birbirlerinin yüzüne gülen ama arkalarından neler düşündüğünü bildiğim onlarca arkadaşım, ve tanık oldugum bir sürü olay oldu. Bu filmde de çocukluktan günümüze birlikte büyümüş ve her şeyini birlikte yapmış iki kızın evlilik hayallerini gerçekleştirmek istemesiyle başlayan komik ve bir o kadar da gerçekçi rekabetlerini izliycez. Eğlenceli bir filmdi izlemenizi tavsiye ediyorum. İyi Seyirler :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder